GEBELİK DÖNEMİNDE OLUŞABİLECEK PSİKOLOJİK DEĞİŞİMLER

Kişiden kişiye farklılık gösteren bu dönemdeki psikolojik durum, bazen tedavi gerektirebilecek seviyeye ulaşır.
Bazı gebeler bu dönemi keyifli geçirirken bazıları da stresli bir dönem olarak geçirebilir. İstenen bir gebelikte, mutluluk ve doyum duygusu yaşanır. Bazen de gebelik kadınlarda, kendine güven, kendini gerçekleştirme, seçkinlik duygusu da verebilir.
Bazı kadınlar için; mutluluk, olgunluk, olarak algılanabilen hamilelik, bazı kadınlar için; endişe, kaygılı bekleyiş, olarak yaşanabilir.
Küçük yaşta ve isteği dışında gebe kalmış olmak, eşin olmaması, maddi ve sosyal yetersizlik gebenin ruhsal durumunu bozan faktörlerdir. Vücudunda meydana gelen değişiklikler ve bu değişikliklere adaptasyon sorunu, doğacak olan bebeğin normal olup olmadığı kaygısı, doğumun ağrılı bir olay olarak algılanması, doğum sonrası bebek bakımının zor olacağı düşüncesi yaşanan stresi artıran nedenleridir.
Anne adayının daha önce geçirdiği depresyon gibi psikiyatrik hastalığı var ise,hamilelik dönemi boyunca dikkatle izlenmesi gerekir.
Hamilelikteki her ay, kendine özgü psikolojik kaygılar ve beklentiler doğurur. Hamile kadın özellikle ilk ayda psikolojik ve fizyolojik değişiklikler yaşar. Bu dönemde yorgunluk, bulantı ve kusma gibi fizyolojik belirtiLER ortaya çıkar. Ayrıca kadının ailesi ile ilişkisi, iş durumu, hamileliğin yaratacağı beklenti ve stresler, sürecin nasıl yaşanacağını etkiler.
Eğer kusma, kişinin normal yaşantısını devam ettirmesini engelleyecek düzeyde ise, kadına psikolojik destek, hatta ilaç desteği gerekir. Ayrıca bu dönemde yapılacak, gevşeme çalışmaları da faydalıdır.
Hamileliğin üçüncü ayında, doğacak bebek, annenin bütün vücut sistemlerini etkiler. Bu dönemde doğuma ait beklentiler ön plana çıkar. Doğum korkusu yaşayan kadınların kendini kontrol edememe, beden ve duygusal denetimle ilgili kaygıları olur. Bu nedenle eğer böyle bir durum var ise, anne adayının psikolojik açıdan yakın takibi ve desteklenmesi zorunludur.
Hamileliğin son dönemlerinde doğum ve bebeğin sağlığına ait kaygılarla oluşacak yaşam değişikliklere ve bunlara uyum ön plana çıkmaktadır.
Hamilelikte çok mühim olan bir konu da, kadının bu değişiklikleri yaşarken eşin tutumu ve yaşanılan çevredir. Eş, gebede oluşan değişimlerden birinci derecede etkilenmektedir. Kadının kendi durumuna adapte olmaya çalıştığı durumlarda, eş ihmal edildiğini düşünmektedir. Burada eşin verdiği destek ve güven, kadının bu durumdan rahatça çıkmasına ve güven bulmasına yardımcı olmaktadır. Eşin psikolojik yapısı bu destekleri vermeye yeterli değilse, kadının yaşayacağı yük daha ağırlaşmaktadır. Bu durumda her ne olursa olsun, baba adayının da hamileliğin ilk dönemlerinde beraber değerlendirilmesi ve oluşacak değişimler konusunda bilinçlendirilmesi ve yardımcı olması sağlanmalıdır. Bilgilendirici ve destek verici kişi olan doktor, hamile kadında oluşacak değişimler ve sorunlar karşısında paylaşımcı durarak, kişinin doğuma ait kaygı ve olumsuz beklentilerini düzenlemeye yardımcı olabilir.
Anneliği henüz yeni tatmış olmasın rağmen bu güzel duygunun tadını çıkaramadan depresyona giren kadınların çoğunda aşağıdaki ortak noktalar gözlemleniyor:
Bebeğe karşı ilgisizlik
İştah kaybı
Gerginlik
Konsantrasyon bozukluğu
Sürekli ağlama
Bebeğin bakımının dışındaki zamanlarda çekilen uykusuzluk
Çevredeki olaylara karşı tepkisizlik
Sürekli yorgunluk
Cinsel isteksizlik
Psikiyatrist Ali Algın Köşkdere